Haber

“Seçimden Sonra Dolar Yükselir mi?” Sorusuna JP Morgan Analizi Eklendi

14 Mayıs seçimleri muhtemelen bugüne kadar olduğu kadar ekonomistleri ve finansçıları da yormuştur. Her seçim öncesi birkaç senaryo içerisinde, ekonomik sorunlara ve az çok kesinlik kazanan analizlere takılıp kalan kesimler, bu seçimde kim seçilir gibi imkansızları gerçekleştiren bir Alfred Hitchcock için senaryo hazırlamaya devam ediyor. , seçilenler ne yapacak, kim değişecek ve değişmeyen nasıl devam edecek. Son senaryo, merak uyandıran günlük dizinin senaristlerine bir nevi ders niteliğindeyken, JP Morgan sanki turistlere amcaların ‘sağındaki ilgiyi çek, düz git, sola dön, git git’ demesi gibi hissettiriyor. ülkedeki yol.

JPMorgan analistleri, muhtemelen Türkiye seçimlerinde heterodoks olarak adlandırılan “sıra dışı” ekonomi politikalarında yalnızca mütevazı değişiklikler yapılacağı zaman, Türk lirasında keskin bir değer kaybı öngörüyorlardı. 14 Mayıs seçimlerinden sonra dolar/TL’nin 30 seviyelerine yaklaşabileceği öngörülüyordu.

Enflasyonun yarattığı satın alma gücü krizinde yıpranan vatandaşlara dikkat çekilen analizde, son yıllarda tekrarlayan piyasa dalgalanmaları ve kur krizlerinde ortaya çıkan yabancı yatırımcıların da yol ayrımına geldiği belirtildi.

JPMorgan analistleri, ‘sonuçlardan bağımsız olarak’ makro ekonomide düzeltmelerin beklendiğini söylerken, enflasyonu düşürmek için olası faiz artırımına, yani ortodoks politikalara bağlı olarak iki farklı senaryo da çizdiler.

“Makroekonomik ortodoksiye kesin dönüş” senaryosunda, TL’nin dolar karşısında seçimden hemen sonra 24-25’e, yıl sonunda ise 26’ya ulaşacağını öngördüler.

Borçlanma maliyetlerini artıran gösterge niteliğindeki devlet tahvili faizleri de bu görüşe göre yüzde 25’e sıçrayacak. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 45’e ulaşması bekleniyor.

“Ortodoks makroekonomik politikalara ılımlı bir dönüş” olan diğer senaryoda ise bazı kötü senaryolar görülüyor. TL ilk dönemde daha yavaş değer kaybederken, yıl sonunda dolar karşısında 30’a yaklaşabileceği söyleniyor.

JPMorgan analistleri, “Taktiksel bir değerlendirme gerektirecek yüksek oynaklık bekliyoruz” diyor.

En iyi ihtimalle yolun uzun olduğu uyarısında bulunurken, Merkez Bankası’nın yeniden döviz rezervlerini artırmayı hedefleyeceği uyarısında bulunuyorlar.

Ilımlı senaryo için bunun ‘sermaye girişlerine ilham vermesinin olası olmadığını’, bunun da TL’nin ‘muhtemelen yüksek kalacağı’ anlamına geldiğini eklediler.

Merkez Bankası’nın politika faizinde ortodoks politikalara yönelmesi durumunda üçüncü çeyrekte yüzde 8,5’ten yüzde 30’a artış bekleyen analistler, “Faiz oranlarının yüzde 40’a çıkma ihtimali göz ardı edilemez. Üçüncü çeyrekte yeteri kadar faiz artırımı yapılmazsa makro dengesizlikler artabilir ve daha fazla faiz artırımını gerektirebilir” dedi.

TL’nin Türkiye’nin en çok ticaret yaptığı ülke para birimleri karşısındaki değerini ölçen TL’nin ‘gerçeğe uygun değerinin’ yaklaşık yüzde 32 altında olduğu tahmin edilen raporda analistler, ‘Geri dönüş senaryosu’ dedi. ortodoks makroekonomik politikalara, lira gerçeğe uygun değerine’. doğru, gerçek bir değerleme eğilimine yol açabilir’.

JPMorgan’ın analizi uzmanların da dikkatini çekti.

Örneği ve diğer analizlerle farklı yönlerini incelerken,

Daha sonra hakkında söylenenler Merkez Bankası bağlantısı açısından sorgulanır hale geldi.

Son yıllarda merkez bankalarının bağlantıya verdiği değere de dikkat çeken uzmanlar,

Ayrıca kendi aralarında değerli diyaloglar kurdular.

Tüm bu tartışmaların ortasında döviz kurlarının seyri halen belirsizliğin etkisinde kalırken,

Öte yandan bariz olanların en kıymetlisi de “kur üzerindeki baskı” oldu.

Tüm bu yorumlar arasında dolar/TL olarak beklentiniz nedir?

Seçimden sonra yükselecek mi?

“Dış minnaklar” algı yönetimi mi yapıyor? Yoksa aslında farkında olmadığımız kadar yüksek mi? Ne dersiniz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nakliyat
Başa dön tuşu